YAŞLILIK DÖNEMİ SAĞLIK POLİTİKALARI
Prof. Dr. Zafer Öztek
Maltepe Üniversitesi
Tıp Fakültesi – Halk Sağlığı AD
GİRİŞ
Devlet, yurttaşların ortak gereksinmelerini karşılamak için kurulur; yurttaşsız devlet olamayacağına göre, her türlü devlet politikasının ve hizmetinin merkezinde yurttaş, yani, insan olmalıdır. Yurttaşların ortak ve temel gereksinmelerinin başında sağlıkları gelir. Sağlık her şey değildir, ama, sağlık olmayınca her şey bir hiçtir.
O halde, yurttaşlara sağlık hizmeti sunmak devletlerin sorumluluğu ve ödevidir. Devlet, bu ödevini yaparken yurttaşlarının durumlarını ve gereksinmelerini bilmek, politikalarını ona göre kararlaştırmak zorundadır.
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ömür uzuyor ve toplum giderek yaşlanıyor. Buna paralel olarak, yaşlılara özgü sağlık ve sosyal hizmet sorunları da artıyor. O nedenle, değişen toplum yapısına uygun olarak, devletlerin de sağlık politikalarını güncellemesi kaçınılmaz oluyor.
Ülkemizdeki toplumun halen yüzde 7 kadarı 65 yaş üzerinde, ancak, 2050 yılında Türkiye nüfusunun 100 milyon, 65 yaş üzerindeki nüfusun ise 17 milyon dolayında olacağı tahmin ediliyor. Bu gerçekten hareketle, ülkemizde yaşlılara ilişkin sağlık politikaların ciddi biçimde ele alınması, geliştirilmesi, genişletilmesi ve uygulamaya konulması gerekir.
Yaşlılara sağlık Hizmeti
Genel İlkeler
Yaşlılık dönemindeki sağlık sorunları diğer dönemlerden farklı özelliklere sahiptir. O nedenle, bu dönemdeki sağlık hizmetleri de özellik gösterir. Yaşlılara verilen sağlık hizmetlerinin temel amacı, hastalıklardan korunma, yeti yitimini önleme ve geciktirme, bağımlı olmadan yaşama, tedavi edici hizmetleri sunma yanında yeti yetersizliği olan yaşlılara üretken ve kaliteli bir yaşam sağlama olmalıdır. Bunu yapabilmenin yöntemi, erken tanı ve erken müdahale hizmetlerine önem verilmesidir .
Yaşlılara verilen sağlık hizmetlerinin temel ilkeleri şunlardır :
Riskli Gruplar
Koruyucu hizmetlerin planlanmasında riskli grupların bilinmesi gerekir. Böylece, sağlık hizmetlerine asıl ve en çok ihtiyacı olanlara erişilebilir.
Yaşlılık dönemindeki riskli gruplar şunlardır :
Yaşlılar İçin Sağlık Programları
Yaşlıların gereksinim duyduğu sağlık hizmetleri genç nüfustan oldukça farklıdır. Geriatrik yaş grubu ile ilgili merkezlerde yürütülmesi gereken programlar şunlar olabilir :
YAŞLILAR İÇİN SAĞLIK ÖRGÜTLENMESİNİN TEMEL İLKELERİ
Ülke nüfusları yaşlandıkça sağlık ve sosyal hizmetlere olan talep de artacaktır. Çünkü, artan sağlık sorunları yaşlıların sağlık talebini artıracak ve pahalı tıbbi teknolojilere yaşlıların gereksinmesi artacaktır (10). Artan bu talebi karşılamak için her ülkede ve küresel olarak kalıcı ve uygulanabilir politikaların geliştirilmesi gerekir. Bu konu bir çok sektörü ve kurumu ilgilendirir.
Devletin Rolü
Bir çok ülkede, yaşlılara verilmesi gereken hizmetler doğrudan devlet kuruluşları tarafından verilmekle birlikte, bazı ülkelerde bu hizmetler kamu kuruluşları dışındaki sivil toplum kuruluşları ya da özel sektör tarafından da verilmektedir. Her durumda da söz konusu sağlık hizmetleri açısından devletin rolü politikaların belirlenmesi, mevzuatın çıkartılması, gerekli planlamaların yapılması ve uygulamaların denetlenmesidir. Aslında, yaşlılara götürülecek sağlık ve sosyal hizmetler yalnızca kamu kuruluşları tarafından yerine getirlemeyecek kadar geniş ve pahalı hizmetlerdir. O nedenle, her ülkede hükümetler, toplumu harekete geçirerek kamu kurumları dışındaki güçleri de yaşlılara verilecek hizmetlerde yer almaya teşvik edici önlemleri almalıdır.
Devletin yaşlılara götürülecek hizmetler açısından sorumlulukları şunlar olabilir:
Her Politikada Sağlık
Halk arasında yanlış bir algı vardır :Sağlık hizmetleri denildiğinde akla tıbbi hizmetler gelir. Oysa, tıbbi hizmetler, ağırlıklı olarak hastalara götürülen tedavi hizmetleridir. Bu hizmetlerin temel aktörleri, hekim, hemşire, eczacı, diyetisyen, fizyoterapist, teknisyen gibi meslek üyeleridir. Oysa, sağlık hizmetleri daha geniş bir kavramdır ve temel amacı toplumun sağlık düzeyinin yükseltilmesidir (health promotion). Tıbbi hizmetlerin birinci derecedeki sorumlusu sağlık bakanlığı, sağlık hizmetlerinin sorumlusu ise devletin hemen bütün sektörleridir. Başka bir deyişle, eğitim, çevre, sanayi, maliye, tarım, medya, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları bir çok sektörün toplum sağlığının yükseltilmesine doğrudan ya da dolaylı katkıları vardır. O nedenle, Dünya Sağlık Örgütü “her sektörde sağlık” yaklaşımına öncülük etmektedir. Bunun anlamı, bütün sektörlerin alacağı her kararda ve yapacağı her uygulamada (her politikada) insan sağlığı boyutunu düşünmesi ve eğer insan sağlığına çok az dahi olsa zararı olabilecek kararları almaması gerektiğidir. Bu yaklaşım, yaşlı sağlığını da kapsamaktadır. Çünkü, yaşlılara götürülecek hizmetler de çok sek sektörü ilgilendirmektedir.
Aile ve Yakın Çevredekilerin Rolü
Yaşlıların barınma, kişisel bakım ve özellikle psikososyal gereksinmelerinin karşılanabileceği en uygun ortam aile çevresidir. Yaşlıların aileleri ve yakın çevreleri tarafından sahiplenilmesi ve bakımlarının sağlanması gelişmekte olan ülkelerde devam eden kültürel bir anlayıştır. Ancak, gelişmiş batı ülkelerinin çoğunda bu yaklaşım söz konusu değildir. Çünkü, bu ülkelerde gençler iş bulma ya da başka nedenlerle ailelerinin yanından ayrılarak uzaklarda yaşamayı tercih etmektedirler. Öte yandan, bu ülkelerde yaşam süresinin uzaması nedeniyle, yaşlıların çocuklarının kendileri de yaşlı sayılacak yaşlara erişmişlerdir. Bu nedenlerle, özellikle batı ülkelerinde ailelerin yaşlılara verdikleri hizmetler diğer ülkelere göre daha sınırlıdır.
Ailelerin yaşlışara bakımları, hastalıklarının evde tedavileri için de önemlidir. Bu yolla, hastalıklarının akut dönemlerinde hastane bakımı alan yaşlıların hastane sonrası bakımları ve kronik hastalığı olanların sürekli bakımları evlerinde yapılabilir. Böylece, hem hastanın aile ortamında uygun bakımları sağlanabilir hem de bu bakımın maliyeti kurumlardaki bakımdan daha az olur.
Yukarıda sözü edilen bakıma kısaca “evde bakım” adı verilir. Evde bakım yaklaşımı yaşlıların sağlık bakımları için olduğu kadar, ruhsal ve sosyal gereksinmelerinin sağlıklı olarak karşılanması açısından da önemlidir.
Evde bakım konusu bir devlet politikası olarak ele alınmalıdır. Bu politakanın uygulanmasında, birinci basamakta çalışan sağlık ekibinin çok önemli rollleri vardır. Ailelerin yaşlılara bakmaları olumlu bir durum olmakla birlikte, bakımları özellik gösteren yaşlıların bakımları konusunda aile bireylerinin eğitilmeleri ve sağlık örgütü tarafından desteklenmesi gerekir. Özellikle, birinci basamakta görev yapan hemşire ve ebelerin periyodik ev ziyaretleri yaparak yaşlıların durumlarını izlemeleri ve bu kişilere bakım veren aile bireylerini eğitmeleri, kurumsal bakım gereken yaşlıların gerekli yerlere gönderilmesini sağlamaları önemli bir stratejidir. Benzer şekilde, sosyal hizmet uzmanlarının da ziyaretler yaparak yaşlılara hizmet vermeleri aile içindeki bakımlarının kalitesini yükseltici bir unsurdur.
Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü
Her ülkede yaşlılara götürülecek sağlık ve sosyal yardım hizmetlerinde sivil toplum kuruluşları (vakıf, dernek, sendika, meslek kuruluşu vb) giderek daha fazla rol üstlenmektedir. Ulusal olanların dışında, bir çok uluslararası sivil toplum kuruluşu yaşlılara yönelik hizmetler için çalışmaktadır.
Sivil toplum kuruluşları, hizmet kuruluşlarının yapımı ve işletilmesi yanısıra, ilgili personelin yetiştirilmesi ve ülke poklitikalarının belirlenmesinde de rol alabilirler. Nitekim, gerek uluslararası düzeyde gerekse bir çok ülkedeki ulusal politikaların belirlenmesinde bu kuruluşlar da yer almaktadır.
Kurumda Sağlık Hizmetleri
Birinci basamakta : Birinci basamak hizmetleri ülkelere göre farklı örgütlenmiş olmakla birlikte, hemen her ülkede hizmetin ilkeleri aynıdır. Ülkemizde birinci basamak hizmetlerin verildiği temel birim aile hekimlikleridir. Aile hekimleri, kendilerine kayıtlı olan kişilere (yaşlılar dahil) bireye yönelik koruyucu hizmetlerle evde ayaktan tedavi hizmetlerini sunarlar. Aile hekiminin görevi, sorumlu olduğu nüfus içindeki yaşlıların sağlıklarını korumak ve gerektiğinde onlara kendi imkanları ölçüsünde iyişleştirici hizmetleri sunmak, gerekenleri ikinci basamağa sevk etmektir.
Yaşlı nüfusun giderek artması nedeniyle birinci basamak sağlık kuruluşlarında yaşlılara verilen hizmetler de giderek önem kazanmaktadır. Kuşkusuz, yaşlılara götülen hizmetlerin başında kronik hastalıklarla ilgili olanlar ağırlıktadır. Bunu dikkate alan Sağlık Bakanlığı, yaşlılara yönelik hizmetlerin verilmesini planlamış ve bu konuda sağlık çalışanlarına görevler vermiştir. Bakanlık birinci basamak çalışanlarına şu konularda görev vermektedir :
“Toplum sağlığı açısından önemli olan hastalılar izlenmelidir. Bu hastalılar şunlardır :
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH),
Hipertansiyon,
Romatizmal kalp hastalıkları,
Glokom,
Diabetes mellitus,
Kronik böbrek hastalıkları,
Kanserler,
Sağlıksız beslenmeden kaynaklanan hastalıklar (malnütrüsyon, guatr, şişmanlık, koroner kalp hastalıkları, vb),
Ruhsal bozukluklar,
Meslek hastalıkları.
Kronik hastalıklarla ilgili olarak yapılması gerekenler şunlardır :
İkinci ve üçüncü basamakta (Hastanede) : Yaşlılarda görülen hastalıkların tümünü birinci basamak kuruluşlarda tedavi etmek her zaman mümkün olamaz. Sık sık, yaşlı hastalar hastane ve uzman hekim tedavisine gereksinim duyarlar. Kronik hastalıkların daha sık görülmesi, kaza sonucu yaralanmalar, ruhsal hastalıklar gibi artan sağlık sorunları nedenleriyle yaşlılar hastane hizmetlerini fazla kullanırlar. Ülkemizde yapılan bir çalışmada, toplumda bir yıl içinde hastaneye yatış ortalaması kişi başına 4.2 iken, bu ortalama 65 yaş üzerindeki grupta 10.4 olarak bulunmuştur.
Yaşlılar, bir çok tıp dallarını ilgilendiren hastalıklarla hastanelere başvurabilir ya da birinci basamak sağlık kuruluşlarından sevk edilebilirler. Bunlar arasında ortopedik, nörolojik, onkolojik, ürüner, kardiyak, pulmoner ve psikiatrik olanlar en sık görülen sorunlardır. O nedenle, yaşlıların hastane bakımlarının bütün uzmanlık dallarının yer aldığı genel hastanelerde olması (ikinci basamak) en doğrusudur. Ancak, başta onkolojik ve psikiatrik hastalıkların tedavileri için özel dal hastaneleri (üçüncü basamak) kullanılabilir.
Günümüzde gelişmekte olan uzmanlık dallarından birisi de “geriatri”dir. Bazı büyük hastanelerde iç hastalıkları dalı bünyesinde ya da bağımsız olarak geriatri ve gerontoloji birimleri kurulmuştur. Bazı ülkelerde ise, bu birimler daha ayrı bir şekilde ele alınmış ve “geriatri hastanesi” adı altında yalnızca belli yaş üzerindekilere hizmet veren hastaneler kurulmuştur. Bu hastaneler daha çok, kronik hastalıkların tedavileri için kurulmuş ve hastaların daha uzun süre yatırılarak bakıldığı hastanelerdir.
Sağlık Hizmeti Verenler
Bütün dünyada, yaşlılara sunulan hizmetlerde görev alan sağlık elemanlarının ve sosyal hizmet uzmanlarının geriatri ve gerentoloji alanlarında eğitim görmüş olmaları benimsenen bir ilkedir. Ayrıca, yaşlılara evde bakım veren aile bireylerinin de bakım konusunda eğitilmeleri Uluslararası Eylem Planı’nın önerilerindendir. Sözü edilen planda bu konuda şu önerilere yer verilmektedir :
Yaşlı nüfusun sağlık gereksinmelerini en iyi şekilde karşılayabilecek kalite ve sayıdaki hekimin gelişmiş ülkelerde dahi oluşturulmasında güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Yaşlılara hekimlik hizmeti geleneksel olarak iç hastalıkları uzmanları tarafından verilmektedir. Ancak, iç hastalıkları uzmanları giderek daha fazla biçimde, kardiyoloji, gastroenteroloji, yoğun bakım gibi üst dallarda ve spesifik organ ve sistemlerin hastalıkları üzerinde uzmanlaşmaktadırlar. Bu durum, iç hastalıkları uzmanlarının bütüncül bir yaklaşım gerektirecek geriatri ve gerentoloji konularından uzaklaşmalarına yol açmaktadır.
Bu nedenle Avrupa ülkelerinde ve ABD’de geriatrik hasta bakımı konusunda uzmanlaşmış hekim yetiştirilmektedir. Ayrıca, diğer uzmanlık dallarında da geriatri eğitiminin yerleştirilmesine çalışılmaktadır.
Türkiye’de bu konudaki gelişmeler henüz yetersizdir. Gerek mezuniyet öncesi, gerekse mezuniyet sonrası tıp eğitiminde geriatri ve gerontoloji eğitimlerine daha fazla yer verilmesi ve bu konuda yetiştirilen uzmanlara gereksinim vardır. Bu gereksinim, yaşlı nüfusun giderek artmasına paralel olarak artmaktadır. Benzer gereksinim hemşireler ve evde bakım veren sağlık personeli için de söz konusudur.
ULUSLARARASI EYLEM PLANI VE SAĞLIK HİZMETLERİ
Dünya Yaşlanma Asamblesi tarafından kabul edilen Uluslararası Eylem Planı’nın amacı, her yerde insanların güvenli ve saygın şekilde yaşlanmalarını ve toplumlarında bütün haklara sahip birer vatandaş olarak yaşamaya devam etmelerini garanti etmektir. Söz konusu plan, yaşlıların eşit olarak sağlık ve bakım hizmetlerine ulaşımının sağlanması başlığı altında şu hedef ve eylemleri önermektedir :
Hedef 1 : Yaşlıların sağlık ve bakım hizmetlerine evrensel ve eşit olarak ulaşım sağlanması için dil farklılıkları dahil olmak üzere yaş, cinsiyet ya da herhangi bir nedene dayalı sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin ortadan kaldırılması.
Eylemler :
(a) Sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri için ayrılan kaynakların eşit dağılımının ve özellikle, yoksul olan yaşlıların bu kaynaklardan daha fazla yararlanmasının sağlanması,
Özellikle kırsal alanlar ve ulaşımın güç olduğu bölgeler gibi hizmetlerin az götürüldüğü yerlerde, gerekli ilaçların ve diğer tedavi yöntemlerinin ulaşılabilir ve ekonomik olarak karşılanabilir olması gibi koşulların sağlanması için kaynak dağılımlarının geliştirilmesi,
(b) Yoksul olan yaşlılara olduğu kadar kırsal alanlar ve ulaşımın güç olduğu bölgelerde yaşayanların vergilerinin, sigorta primlerinin azaltılması ya da alınmaması yoluyla ve diğer mali destek önlemleri ile yaşlıların hizmetlerden eşit olarak yararlanmasının ve ekonomik olarak karşılanabilir ilaç ve diğer tedavi yöntemlerine ulaşılabilirliğin sağlanması,
(c) Sağlık ve rehabilitasyon hizmetlerinin etkili kullanımı ve seçiminde yaşlıların eğitilmesi ve güçlendirilmesi,
(d) Yaşlıların, yaş grubu ayrımcılığı başta olmak üzere hiçbir ayrımcılıkla karşı karşıya kalmadan temel sağlık hizmetlerine ulaşmasının sağlanması için uluslararası yükümlülüklerin uygulanması ve yaşlıların temel sağlık hizmetlerine ulaşımının artırılması yanında sağlık hizmeti sunumu sırasında yaş ayrımcılığı başta olmak üzere her türlü ayrımcılığın önlenmesi,
(e) Uygun olan durumlarda, kırsal alanlarda, sağlık hizmetlerine ulaşımın coğrafi ve lojistik nedenlerle sınırlı olduğu bölgelerde, ulaşılabilirligin artırılması amacıyla, teletıp, açık öğretim gibi teknolojik yöntemlerin kullanılması.
Hedef 2 : Yaşlıların gereksinmelerinin karşılanması ve sürece katılımlarının teşvik edilmesi için temel sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi.
Eylemler :
(a) Yaşlıların temel sağlık hizmetlerine evrensel ve eşit olarak ulaşmalarının sağlanması ve toplum sağlığı programlarının hazırlanması,
(b) Yaşlılara sunulan sağlık hizmetlerine destek sağlanması için yerel kuruluşların teşvik edilmesi,
(c) Uygun ve yararlı olan durumlarda, temel sağlık hizmetleri programlarına geleneksel ilaçların dahil edilmesi;
(d) Sağlık çalışanlarının ve sosyal hizmet uzmanlarının egitiminde temel gerontoloji ve geriatriye yer verilmesi,
Hedef 3 : Yaşlıların gereksinimlerini karşılamak için sağlık ve bakım hizmetlerinde sürdürülebilirliğin sağlanması.
Eylemler :
(a) Yaşlılar için uygun sağlık ve bakım hizmetleri ile rehabilitasyon standartlarını belirlemek amacıyla hizmetlerin uygun düzeylerinde düzenleyici mekanizmalar geliştirilmesi,
(b) Yerel sağlık programlarının planlanması, yürütülmesi ve değerlendirilmesi için gereksinimleri belirlemeye yönelik yaşlıların katılımları ile hazırlanmış, durum saptama çalışmaları yapılarak sosyal kalkınma stratejilerinin uygulanması,
(c) Temel sağlık hizmetleri, uzun süreli bakım ve sosyal hizmetler ile diğer toplum hizmetlerinin koordinasyonunun sağlanması ve iyileştirilmesi,
(d) Palyatif tedavi sağlanması, sağlık ve bakım hizmetlerine entegrasyonunun desteklenmesi, eğitim ve palyatif tedavi standartları geliştirilip palyatif tedavi hizmeti sunanların tümü için muitidisipliner yaklaşımların desteklenmesi,
(e) Yaşlıların değişen ve çok çeşitli sağlık gereksinimlerinin karşılanması amacıyla kaynak dağılımının esnek biçimde yapılabilmesi için hastalıklardan koruma ve sağlığın geliştirilmesi, temel sağlık hizmetleri, acil tedavi, rehabilitasyon, uzun süreli bakım ve palyatif tedavi de dahil olmak üzere, çeşitli hizmet alanlarında sürdürülebilirliğin sağlanması, gerekli kurumların ve koordinasyonun teşvik edilmesi,
(f) Özel gerontolojik hizmetlerin geliştirilmesi ve aktivitelerinin temel sağlık hizmetleri ve sosyal hizmetler ile koordinasyonunun sağlanması.
Hedef 4 : Yaşlıların temel sağlık ve uzun süreli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi ve kalkınma sürecine katılması.
Eylemler :
(a) Yaşlıların sağlık, sosyal ve rehabilitasyon programlarının planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi aşamalarına katılımının sağlanması,
(b) Yaşlıların kendi sağlık ve bakımları ile ilgili karar verme konusunda, sağlık çalışanları ve sosyal hizmet uzmanlarının teşvik edilmesi,
(c) Yaşlılarda kendi kendine bakımın teşvik edilmesi, sağlık ve sosyal hizmetlerle güç ve yeteneklerinin artırılması,
(d) Sağlık politikalarının hazırlanmasında, yaşlıların gereksinimlerinin göz önünde bulundurulması.
Avrupa Birliğinde Yaşlı Politikaları : Avrupa Birliği ülkelerinindeki ortak görüş yaşlı hizmetlerinde kurumsal bakımdan uzaklaşmaktır. Bu ülkelerin hemen tümü, geleneksel merkezi hükümet politikalarından ve huzurevi hizmetinden vazgeçilerek yerel politikalar geliştirlmeye yönelmektedir. Örneğin, Almanya’da yaşlıların yüzde 5 kadarı yatılı kurumlarda yaşamaktadır. Alman hükümeti yaşlıların aileleri yanında bakımlarını teşvik edici politikalar uygulamaktadır. Alman yasaları yaşlı yakınlarını yaşlıların bakımından sorumlu tutmuş, böylece yaşlının evinde bakımını desteklemiştir.
Yaşlıların bakımı Belçika’da büyük ölçüde, Hollanda’da tamamı kamunun görevidir. Hollanda’da, ll. Dünya Savaşından 1970 li yıllara kadar uygulanan politika yaşlılar için konut ve huzurevleri yapmak biçimindeydi. Bu politika devlete çok pahalıya mal olması nedeniyle terk edilmiştir. Artık, kendi kendine yeter bir toplum anlayışı çerçevesinde yaşlıların olabildiğince kendi çevrelerinde kalmaları desteklenmektedir.
Fransa’da da yaşlıların aileleri tarafından bakımlarını destekleyen politikalara geçilmiştir. İngiltere’de ise, zaten yaşlıların bakımında ailelerin etkisi bütün toplumsal değişmelere karşın bozulmamış bir gelenektir. Danimarka’da yaşlıların yarıdan fazlası tek başlarına yaşamaktadır. İspanya ve İtalya’da aile kurumu yerini korumaktadır.
Özetle, Avrupa Birliği ülkelerinin ortak sosyal politikaları merkeziyetçilikten kaçarak, aile kurumuna yeniden işlerlik kazandırmaktır. Dolayısıyla, yeni kurumlar açmak yerine, yaşlıların kendilerini rahat hissedecekleri aile çevrelerinde ve gönüllüler aracılığıyla hizmet almalarını sağlamak bu ülkerin günümüzdeki anlayışıdır.
Ülkemizde şimdiye kadar anne ve çocuk sağlığı, bulaşıcı hastalıkların kontrolu, aile planlaması gibi sorunlara öncelik verilmiştir. Fakat, yaşlı nüfusun artışı nedeniyle Türkiye’de giderek yaşlılara yönelik sağlık hizmetlerinin ön plana çıkacağı açıktır.
Küresel olarak, 60 yaş ve üstü nüfusun payının 2050 yılında yüzde 21’e yükseleceği tahmin edilmektedir. Bazı gelişmiş ülkelerde 2050 yılına kadar yaşlı sayısı, çocuk sayısının iki katı olacaktır (5) . Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfus hızla artmaktadır. Halen, Türkiye’de nüfusun yüzde 7 ‘sini oluşturan 65 yaş üzerindeki nüfusun 2025 yılında yüzde 10, 2050 yılında yüzde 17 dolayında olacağı tahmin edilmektedir.
Türkiye’de sosyal devlet anlayışından söz edilmekle birlikte, bu anlayışı yaşatacak yeterli hizmetler olduğu söylenemez. Ülkemizde ailelerin yaşlılara verdiği destek ve bakım geleneksel olarak sürmekle birlikte, kurumsal bakım gereksinmesi de giderek artmaktadır. Bu nedenlerle uzmanlar şu önerilerde birleşmektedir :
Türkiye’de Hedef ve Stratejiler
“Herkese Sağlık” politikası çerçevesinde 2001 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen “Türkiye’nin Hedef ve Stratejileri” dökümanı ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin 2020 yılına kadar hangi hedefleri planladığını ve bu hedeflere nasıl varlması gerektiğini açıkça belirlemiştir. Dökümanda belirlenen 10 hedeften yedincisi yaşlılarla ilgilidir.
Hedef 7 : 2020 yılına kadar, ergen, yaşlı ve özürlülerin sağlıklı olmalarını ve toplum içinde aktif rol almalarını sağlamak.
Alt hedef : 2020 yılına kadar, kendi kendine yeter ve toplumda aktif olarak yaşayabilen 70 ve üzeri yaşlardaki bireylerin oranını en az yüzde 50 arttırmak.
Bu hedefe varmak için yaşlılara yönelik stratejiler ise dökümanda şöyle sıralanmıştır :
Genel stratejiler
Özel stratejiler
SONUÇ
Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaşlı nüfus giderek artmaktadır. Bu nüfus grubundaki sağlık sorunları toplumun diğer kesimlerinden farklıdır. Yaşlılarda daha uzun süre hastane bakımı gerektiren ve yüksek maliyetli kronik hastalıklar yaygındır. Ayrıca, yaşlıların günlük bakımlarının sağlanması da giderek artan bir sorun olarak bütün ülkelerin başetmesi gereken bir konudur.
Bu sorunlarla geleneksel sağlık hizmetleri içinde başedilemez. Her ülkede ve toplumda yaşlılara görülmesi gereken sağlık ve sosyal hizmetler için özel politikaların ve stratejilerin geliştirilmesi gerekir. Nitekim, başta yaşlı nüfusunun en fazla olduğu gelişmiş ülkeler olmak üzere dünyadaki hemen her ülkede yaşlılar için yeni yaklaşımlar ve programlar geliştirilmektedir. Bu politikalar arasında yaşlıların aile ortamında bakımlarının sağlanması, birinci basamak sağlık kuruluşlarında yaşlılar için mobil hizmetler verilmesi, geriatri hastanelerinin kurulması, geriatri alanında uzman sağlık personeli yetiştirilmesi ve bu hizmetler için daha fazla kaynak sağlanması belirtilebilir.