Şiirler

BÜTÜN ŞİİRLERİ

Zafer Öztek

 

SEVGİLİYE

Seni görmediğim günler
Gün değildir benim için
Kokunun sinmediği güller
Gül değildir benim için

Derler ki Dünya’da en güzel
Leyla imiş Mecnun için
Mecnun’u yakmıştır ama
Sen değildir benim için

Ankara, 1962

 

DÜŞ ÜLKE

Bir ülke düşlüyorum,
Ölen yok, öldüren yok.
Barajlar kurulmuş akıp giden sular yerine.
Bir ülke ki,
Kalem almayanı yok eline.
Gecekondulardan arınmış,
Köyü kenti bir olmuş,
Fakir zengin yok olmuş.
Bir ülke ki,
Çocuklarım mutlu olsun ileride,
Bir ülke ki,
Yalnız düşlerimde.

Zagrep, Mayıs 1980

ÇOCUKLUĞUMA DÖNMEK İSTİYORUM

Yalan, dolan duymadığım,
Kaygı nedir bilmediğim,
Hayaller düşlediğim
Günlere dönmek istiyorum.

Kambur Hayri ile top oynamak,
Bobi’ yi peşimden koşturmak,
Duvarlara tırmanıp da,
Akşam azarlanmak istiyorum.

Anamın öğüdüne aldırmayıp,
Ham bir incir için ağaca çıkıp,
Gevrek dalı kırıp da,
Ağaçtan düşmek istiyorum.

Fasulyenin çangalını at yapıp
Dıgıdık dıgıdık koşmak,
Bahçeyi talan ettim diye,
Dayak yemek istiyorum.

 Arka bahçedeki karayemişi
Salkım salkım toplamak,
Cebime doldurup da
Şapur şupur yemek istiyorum.

Okul kapısındaki simitçiden
İki simit alıp doymak,
Yol üstündeki marangoza uğrayıp
Saz oymasına dalmak istiyorum.

Osman Ağa’nın mezarına varıp
Ağaçlara ağ gerip bıldırcın avlamak,
Evden bir kova kapıp da,
Sahilde hamsi toplamak istiyorum.

Çatı katında güvercinlerin yuvaladığı,
Bahçesinde tavukların gıdakladığı,
Hayırsız Adaya karşı duran evime,
Giresun’a, çocukluğuma dönmek istiyorum…

 

YAN YANA

Gel gezelim yan yana
Sana Şirin desinler bana Ferhat
Sen bana sarıl ben sana
Varsın olsun çevrede feryat

1 Mayıs 2020

YANILGI

Ağustosta kar olur mu?
Her bahçede nar olur mu?
Seviyor sandım aldandım
Gönülsüzden yar olur mu?

Ağaçta üzüm olur mu?
Ezilmeden mey olur mu?
Karasevda sandım, ama
Sevilmeden aşk olur mu?

25 Eylül 2021

ERKEN GİTTİN ATAM

Senden sonra olanları duydun mu Atam?
İlk hedefiniz Akdeniz’dir diyerek Yunanı denize dökmüştün ya,
Lozan’da, adalarda asker olmayacak demiştin,
Halifeliği kaldırıp eğitimi birleştirmiştin,
Hani, fabrikalar kurup Yurdun dört bir yanına yaymıştın ya;
Bak, neler oldu ondan sonra;
Keşke Yunan kazansaydı diyen hainleri,
O adalarda asker olduğundan habersiz olanları,
Menemen’deki cübbelilerin hortladığını,
Kendini halife ilan edenleri,
Fabrikaların başına gelenleri
Duydun mu Atam?
Hani, “Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil,
Din ve devlet düşmanı oldukları için,
Selçukluyu ve Osmanlıyı bu yüzden batırdıkları için kapattık;
Eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz,
Çok değil yüz yıla kalmadan,
Bazı cemaatler bir araya gelerek
Bizlerin din düşmanı olduğumuzu öne sürerek,
Sizlerin oyunu da alarak başa geçecek
Ama sıra Devleti bölüşmeye gelince
Birbirlerine düşecekler;
O gün geldiğinde,
Her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacak,
Demiştin ya, taa 1927’de.
Nereden bildin Atam?
Aradan yüz yıl geçmedi henüz,
Ama dediklerin bir bir gerçekleşti.
Nasıl da bildin Paşam!
Erken gittin be Atam…

10 Kasım 2020

BAHARLAR GELECEK

Yine baharlar gelecek
Adım gibi eminim.
Yine koşup oynayacak çocuklar
Polis amcalarından korkmadan
Meydanlarda konserler,
Caddelerde gülen insanlar olacak.
Kahkaha sesleri gelecek evlerden,
Kadınlar güvende,
Gençler iş başında,
Babalar alışverişte olacak.
Yine baharlar gelecek,
Adım gibi eminim.

13 Nisan 2023

  Marş

GELİN BİRLİK OLALIM

Bir dünya yaratalım,
Çocukların ölmediği;
Bir dünya yaratalım,
Şiddetin olmadığı;
Bir dünya yaratalım,
Havası, suyu, toprağı temiz;
Bir dünya yaratalım
Herhes hür, herkes eşit
Gelin birlik olalım…
Sağlıklı bir dünya için,
Gelin birlik olalım…
Mutlu bir dünya için.

LETS GET TOGETHER

Let’s make a world,
Where no children die;
Let’s make a world,
Where no violence occurs;
Let’s make a world,
With clean water, soil and air;
Let’s make a world
Where all are equal
Let’s get together…
For a healthy world,
Let’s get together…
For a happy world.

Şan’a Sevgilerle

Ellerinin akı gibi,
Yüreğinin pakı gibi,
Kaderin olsun berrak,
Pınardaki damla gibi.
Arabalar, evler, yatlar,
Yüksek yüksek makamlar,
Dilerim sana sevgili Şan,
Yaşam boyu mutluluklar.
Zafer Deden

13 Kasım 2012

Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı

Bir vakıf doğdu Ankara’da
Işıttı ülkeyi bir anda
Büyüdü, yeşerdi, gelişti
Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı

Hazır yardıma kentte kırda
Bilim, eğitim ve sağlıkta
Orada, önde, en baştaydı
Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı

Her kedere ortak oldukça
Olunmaza çare buldukça
Sevindi, övündü, başardı
Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı

06.01.2018

 

DEDEDEN TORUNUNA

Zafer Öztek

Bak sevgili torunum,
Yeni doğdun,
Sen bilmezsin bu dünyayı.
Söyleyeceklerimi iyi dinle,
Kulak ver,
Küpe diye tak,
Kafana kaydet.
Gün gelir,  işine yarar duyacakların;
Gün gelir, iyi ki söylemişsin Dede dersin.
Bilirim, gençler öğütten hoşlanmaz.
Ben sana öğüt vermeyeceğim;
Kendi yolunu kendin bulacaksın.
Ama, şunu bil ki torunum
Yolunu seçerken
O yollardan senden önce geçmiş olanların
Diyecekleri vardır sana;
O sözleri duy, değerlendir, rehber et kendine.
Zarar etmezsin.
Bilmekten zarar gelmez;
Bilmeden karar verilmez.
Önce dinle, duy, öğren;
Duyduklarını tart;
Tart ki, yolunu seçerken ayakların yere bassın,
Tökezlemeyesin,
Ayağın takılmasın.
Aksakalları yabana atma.
Sen daha yeni doğdun torunum,
Bu aksakal doğalı yetmiş küsur yıl oldu;
Senin başında olduğun yolu bitirdi, sonuna geldi;
Yoldaki çukurları gördü,
Kaydı, düştü, kalktı, yürüdü.
Girdiğin yoldan dönemezsin torunum;
İstesen de dönemezsin;
Ya yolun sonuna erişirsin,
Ya da yarısında kalırsın.
Ben isterim ki,
Seçeceğin yolda tökezleme,
Sonuna kadar git;
Taşların nerelerde olduğunu bil,
Düşme,
Hep dik ol, dengeli ol;
Bakışların yumuşak
Ama, gözün ileride olsun;
Arkana bakma,
Çünkü o yöne gitmiyorsun.
Kulağın açık olsun;
Hangi sesin dost, hangisinin dost olmadığını anla.
Dostlarının koluna gir,
Diğerlerini görmezden gel.
İşin zor yanı torunum,
Dost ile olmayanı ayırmak.
Ben de bilmiyorum nasıl ayrılacağını.
Sen bir yolunu bulursun.
Sabret, erken karar verme;
İlk görünüşe aldanma,
Zamana yay kararını.
Başkaları ile yarışma torunum;
Yarışacaksan kendinle yarış.
Bugünün dünden, yarının bugünden daha iyi olsun.
Başkası ile yarışırsan torunum,
Sonu gelmez bu işin;
Birini geçersin, diğeri çıkar önüne;
Onu da geçsen diğerini görürsün önünde.
Yarış seni mutlu etmez.
Hırsını dizginle;
Hırs sağlığa zararlıdır torunum.
Zirveye çıkarsan, yalnız kalırsın,
Bunu unutma.
Oysa senin etrafın kalabalık olsun,
Dostun, sevenin, sevdiğin çok olsun.
Onlarla omuz omuza ver.
Zirvede omuz bulamazsın.
Zirvedeyken yanında görünenler
Gerçek değil;
Onlar, zirveye çıkan her kişinin yanında görünen gölgelerdir.
Hele bir de düşersen zirveden
Dibe çakılırsın
Bil ki, düşenin dostu olmuyor.
Diyelim ki, zirveye çıktın;
Elinde bir çekiç;
Elinde çekiç olan kişi
Her şeyi çivi gibi görürmüş;
Sen öyle olma.
Etrafına güven ver;
Yalandan uzak dur;
Söz verdiysen yap;
Yapamayacaksan söz verme.
Güvenilen kişiye saygı duyulur;
Güvenilmeyenden kaçılır.
Saygınlığını kaybetmektense
Paranı kaybetmek daha iyidir.
Bu sözümü ilke edin kendine
Tutkularını da dizginle.
Aman ha torunum,
Hiçbir şeye tutkun olma;
Ne ilaca, ne tütüne, ne de şuna buna.
İnsanı sev.
Dünyada kuş sesi de var, aslan kükremesi de,
Gül de var, diken de,
Ak ta var, kara da.
Bunların hangisine bakarsan onu görürsün.
Kükreyenleri duyma, cıvıldayan kuşları dinle;
Dikene dokunma, gülü kokla;
Karaya bulaşma, hep beyaz ol.
İnsanlığın parçası olduğunu unutma;
Millilik, ırkçılık, bölücülük yapma.
Bu ülkede doğmayı, beyaz olmayı sen seçmedin;
Ne zaman doğacağına,
Ananın babanın kim olacağına sen karar vermedin.
Başkaları da nasıl olacaklarına kendileri karar vermedi.
Öyleler,
Çünkü öyle doğmuşlar, orada doğmuşlar.
Neden onları kınayasın ki?
Neden onlara düşman olasın ki?
Sen onlara düşman olursan
Onları da kendine düşman edersin.
Sen onları seversen
Onlar da seni severler
Demem o ki torunum,
Herkesin içinde bir iyi
Bir de kötü yan var;
Hangisini beslersen o yanın büyür.
Sen iyi yanını besle torunum.
Kendini keşfet torunum;
Potansiyelini anla;
Aklına güven.
Duygularınla az, aklınla çok karar ver.
Özgür ol;
İraden özgür olsun;
Sakın biat etme kimseye, kendin ol;
Başkasına kul olma.
Birinin peşine takılıp nereye gittiğini bilmeden yürüme;
Varacağın yeri bilmeden adım atma.
Herkes inanıyor diye değil
Doğru olduğunu bildiğine inan.
Unutma, herkes yanılıyor olabilir.
Bir zamanlar dünya düzdür dermiş herkes;
Meğer herkes yanılırmış.
Biliyorsan, bildiğini söyle.
Ama, bilmiyorsan bunu saklama,
Bilmiyorum demeyi öğrenmelisin torunum.
Unutma,
Bilmiyorum demek erdemdir;
Eğer bir kişi bilmiyorsa,
Ve bilmediğinin de farkında değilse,
O kişiden sakınmak gerekir.
Bilmiyorum diyen kişiler
Daha başarılı olurlar.
Şaşırdın mı?
Çünkü, bilmediğinin farkında olanlar
Öğrenmenin de önemini bilirler.
Bilmek yetmez;
Bildiğini paylaşman gerekir.
Bir Çinli bilgin,
Hani şu sarı benizli, gözleri çekik olan,
Ne güzel demiş:
Sende bir yumurta, bende bir yumurta varsa,
Sen bana bir yumurta, ben sana bir yumurta versek,
Sende de bende de birer yumurta var demektir.
Ama sen bana bir bilgi, ben sana bir bilgi verirsek,
Sende de bende de ikişer bilgi olur.
Ne kadar meşgul olursan ol,
Okumak için zaman ayır.
Yoksa, cahilliğe teslim olursun.
Bildiğini söyle, yaz, paylaş.
Yazmak içinden geldiği gibi konuşmaktır,
Çünkü kimse sözünü kesemez.
Yaz ki, bildiklerin kalıcı olsun,
Yaz ki, bildiklerin herkese ulaşsın,
Yaz ki, bildiklerin işe yarasın.
Bilgiyle göğe bile yol bulunur.
Unutma,
İnsanlar kalıplarına göre karşılanır
Kafalarına göre ağırlanırlar.
İnsanların kalıplarına aldanma,
Kafalarının içini görmeye çalış torunum.
Doludizgin mi gideceksin, yoksa tırıs mı?
Sen karar ver.
Doludizgin gidersen çabuk varırsın, ama yorulursun;
Üstelik varınca doymuş olursun, sıkılırsın.
Oysa, tırıs gidersen
Hem yorulmazsın,
Hem de hedefe varmanın keyfini çıkartırsın;
Yavaş gidene çelme takılamaz.
Kendine hedefler koy torunum.
Hedeflerini sürekli yenile ki genç kalasın
Hedefin yoksa,
Bilesin ki yaşlanıyorsun.
Hedef sana güç verir, enerji verir, yaşamına anlam katar.
Hedef koymak için,
Önce hayal kuracaksın torunum,
Çocukken de, büyüyünce de
Hayal kur.
Hayaller, başarının başlangıcıdır, unutma;
İnsan bir şeyi iki kez yaşar,
Önce hayalinde,
Sonra uygulayarak.
Yazarın biri,
Kimsenin hayal edemediği yıllarda,
Aya Yolculuk diye bir roman yazmış.
Kişiler onunla alay etmiş.
Gel zaman git zaman,
İnsanoğlu ayak basmış Aya.
Yazarla alay edenler utanmışlar.
Aynı yazar,
Denizlerin altında aylarca kalan bir gemi hayal etmiş,
Adını Nautilus koymuş,
Kişiler onunla alay etmişler.
Yıllar sonra böyle bir gemi yapılmış.
Adını ne koymuşlar dersin?
Nautilus …
Yazarla alay edenler utanmışlar.
Ya… İşte böyle torunum,
Hayal kurmak güzel şey,
Ama, sakın ola, hayal dünyanla gerçek dünyanı karıştırma,
Hayallerini gerçekleştirmek için çabala,
Hayallerinin peşinden koş;
Hayal etmekle yetinme,
Adım at ki hayallerin gerçek olsun.
Fakat, sanki geçekleşmişler gibi gerçekleri saptırma,
Hayallerin içinde yaşama.
Hayallerini sıraya koy torunum.
Hepsine birden sarılma.
Bilesin ki, iki tavşanı birden kovalayan kişi,
İkisini de yakalayamaz.
Kendinle barışık ol,
Sen seni sev;
Kızma, öfkelenme kendine;
Yaptıklarından pişman olma.
Ama, pişman olacağını da yapma.
Hiçbir zaman “keşke” demezsin umarım.
Bencil olma,”hep bana” deme.
Sen sev ki sevilesin,
Sen ver ki verilesin.
Burnum şöyle, kulaklarım böyle diye takma kafana,
Üzme kendini.
Göreceksin, üzülecek o kadar çok şey var ki bu dünyada.
Burunun, kulakların ne önemi var!
Başkaları için değil kendin için giyin, süslen;
Başkasının ne dediğine değil,
Gönlünden gelen sese kulak ver.
Gün gelecek mesleğini seçeceksin;
Çok zorlanacağına eminim.
Etrafındakiler, sevenlerin,
Seni popüler, bol kazançlı mesleklere yönlendirecekler.
Gün gelecek evleneceksin;
Sana uygun eşler bulacaklar.
Kulak asma onlara.
Bu yaşam senin.
İş, eş ve aş derler
Yaşamın üç köşesi.
Bunlara sen karar ver.
Sakın ola ki, istemediğin işe girme;
Sakın ola ki, istemediğin eşe he deme.
Sonra canın yanar, pişman olursun.
Sevdiğin, zevk aldığın bir işi seç,
Böylece bir gün bile çalışmak zorunda kalmamış olursun.
Nikâhta keramet var derlerse, inanma;
Evlendikten sonra seversin derlerse, kanma.
Nikâhta keramet yok torunum.
Sevmeden evlenme,
Sevmediğin işi tutma.
İşini aşkın gibi sev,
Aşkını işin gibi ciddiye al.
Herşeyi bildiğini sanma.
Bilginin sonu yok torunum.
Bütün cevapları bildiğini sanan kişiye,
Bütün sorular sorulmamış demektir.
Herşeyi yapabileceğini sanma,
Sınırlarını bil, kendini zorlama.
Rekor deneme,
Rekor sağlığa zarar verir torunum.
Unutma, sen koşmak için, dalmak için, uçmak için yaratılmadın.
Kovalayan varsa koş, ama koşucu olma,
Koşacaksan spor için koş.
Unutma, spor sağlık için yapılır,
Rekor için değil.
Hele, boks ile hiç tanışma
Boks spor değildir torunum.
İnsanı dövmeyi, hırpalamayı
Karşındakinde beyin sarsıntısı yapmayı amaçlayan dövüş
Spor sayılamaz
Saldıran varsa, koru kendini,
Ama, saldıran sen olma.
Ne saldır, ne de savaş.
Bütün değerlerinden vazgeçsen bile,
Birisinden vazgeçme:
Barış…barış… barış…
Hangi işi tutarsan tut,
O işin eğitimini sonuna kadar götür.
Söylemiştim, bir kez daha söylüyorum,
Her şeyi bilemezsin;
Mesleğin de olsa bilemezsin.
Onun için en iyisi sen
Bir dala tutun,
O dalın uzmanı ol.
Öyle ol ki,
O dal denildiğinde akla sen gelesin.
Para da önemli elbette,
Ama, paradan daha önemli şeyler olduğunu anlayacaksın torunum.
Para için değil,
Sanki bir hobini yapıyormuşçasına çalış.
Yeter ki, gönlün hoş olsun.
Tıpkı Erzurumlu âşığın dediği gibi;
“Dün gece yar hanesinde
Yastığım bir taş idi
Üstüm yağmur, altım çamur
Yine gönlüm hoş idi”.
Gönlün hoş ise,
Yağmura da aldırma, çamura da
Gölgesiz mutluluk olmuyor torunum.
Bak, Güneşte bile leke var.
Eğer, karanlıkta kalırsan, sıkma canını;
Yaşam Ay gibidir,
Bir parlak, bir karanlık.
İşten güçten söz açılmışken,
Önemli bir şeyi daha bilmelisin torunum.
Hemen bütün işler
Bir ekip işidir.
Diyelim mühendis oldun,
Bir gökdelen planladın;
Ustalar, çıraklar olmadan yapılabilir mi o gökdelen?
Diyelim ünlü bir hekimsin,
Müthiş bir ameliyat yaptın hastana;
Hemşire olmadan iyileşebilir mi o hasta?
Diyelim ki bir geminin kaptanısın;
O gemiyi yüzdürebilir misin tek başına?
Ustalar iyi çalışmazsa gökdelenin yıkılır;
Hemşire yanlış yaparsa hastanı kaybedersin;
Tayfaların tembelse, gemini yüzdüremezsin.
At önemlidir,
Ama, atı koşturan naldır,
Nalı tutan mıhtır.
Mıh olmazsa, nal tutmaz,
Nal olmazsa, at koşmaz.
Şimdi düşün bakalım!
Mıhı yapan olmazsa, nal çakılır mı?
Nalı çakan olmazsa, at koşulur mu?
Sözün özü torunum,
Sen ve diğerleri aynı ekibin üyeleri olacaksınız.
Onlar olmadan sen sen olamazsın;
Sen olmadan onlar onlar olamaz.
İster mühendis ol, ister çırak,
İster hekim ol, ister hemşire,
İster kaptan ol, ister tayfa,
İşini iyi yap ki, hep beraber başarasınız;
İşinde iyi ol ki, hedefe varasınız.
Kendini kimseden üstün görme;
Ama, seni alçakta görmelerine de izin verme.
Çalışmanın da, başarının da ortak olduğunu göster herkese.
Unutma torunum,
Her iş önemlidir,
Her görev önemlidir.
Ne iş yaparsan yap,
Şevkle yap, özenle yap, gururla yap.
Başarılarınla gurur duy,
Ama, sen övünme;
Başkaları seni övsün.
Başaramazsan dövünme;
Bilesin ki, her kusur bir hazinedir;
Kusurlarından ders alırsan eğer,
Daha sonra başarırsın.
Alçakgönüllü ol;
Lafta değil,
Gerçekten alçakgönüllü ol.
Alçakgönüllü olmak zor iştir torunum;
Bu işin dozunu kaçırırsan,
Seni başarısız sanırlar;
Buna izin verme.
Aksini yapsan, böbürlendiğini sanırlar;
Buna da izin verme.
Görüyorsun ya torunum,
İnsanlarla geçinmek zor iş.
Ne diyeyim…
Kolay gelsin.
Dünyayı gör torunum.
Çok gezenin çok bildiğini aklından çıkarma.
Kuyunun dibinden bakan kişi,
Gökyüzünü gördüğü kadar sanır.
Oysa, gökyüzü sonsuz.
Kuyudan çık ve onu gör.
Yeniliklere açık ol;
Değiş, geliş, ilerle;
Olduğun yerde kalma.
Herkes olduğu yerde kalsaydı
Şimdi taş devrinde olurduk, unutma.
Yaşam bisiklete benzer,
Pedalları çevirmezsen düşersin.
Mutlaka bir dil, iki dil, üç dil öğren.
Sanatı içine sindir
Bilesin ki, sanat
Sığınılacak en güvenli çatı altıdır.
Ne olursan ol,
Olabilirsen eğer
Bir de sanatçı ol.
İster resim yap, ister heykel,
İster şiir yaz, ister roman,
İster oyuncu ol, ister müzisyen.
Ama,
Eğer müzisyen olacaksan torunum
Ağlatmak için çalma, güldür, oynat insanları.
Dünyayı gördükçe,
Onun ne kadar güzel olduğunu fark edeceksin,
Dünyanın ne müthiş,
Yaşanılası bir yer olduğunu anlayacaksın,
Onu çok seveceksin;
İyi ki doğmuşum diyeceksin;
Unutma, bu doğumda benim de payım var.
Ama, bu güzel, küçük dünyamız tehlike altında.
Onun altını üstüne getiriyorlar;
Havasını, suyunu, toprağını kirletiyorlar;
Sizleri düşünmeyen büyükler,
Onu tüketiyorlar.
Eğer, torunum, sen büyüyünceye kadar,
Bizler bu hovardalığa sorumsuzca devam edersek,
Sen de Marsa gitmek isteyebilirsin.
Bu nedenle seni kınayamam,
Yalnızca benim kuşağım  adına, senden özür dileyebilirim.
Eğer, hala umut varsa Dünyayı kurtarmak için,
Her şeyinden vazgeç,
Sen de katıl Dünyayı kurtarmak isteyenlere.
Unutma, başka dünya yok.
Biz yoksak, insansız Dünya olabilir,
Ama, Dünyasız insan olamaz torunum.
Herkesin gönlünde bir aslan yatar derler;
Senin de gönlüne bir aslan yerleşecektir;
Buna kimse karışamaz.
Ama sana bir diyeceğim var torunum:
Siyasetse gönlündeki aslan,
Bir kez daha düşün derim.
Onulmaz, süreğen bir hastalıktır siyaset.
Siyasete bulaşıp ta, huzur bulanı görmedim torunum.
Yine de,
Sen bilirsin.
Eğer gönlündeki aslan bilim ise,
Bak, ona bir şey demem.
Bilim, gerçek demektir torunum;
Bilim, olgunluktur, gelecektir;
Bilim, insan için yapılır;
Bilim insanı, doğruyu bilendir;
İnsanı sevendir;
Bilim insanı, doğayla barışıktır;
Barıştan yanadır;
Bilim insanı, güçlüdür,
Çünkü bilmektedir.
Güç bilgiden geçer torunum;
Bilgiliysen güçlüsündür.
Güçlüysen, korkma torunum,
Sırtın yere gelmez.
Sana bir sır vereyim torunum,
Bilim, merak demektir.
Merak edersen soruşturursun, araştırırsın.
Bilim,
Sormak demektir,
Araştırmak demektir.
Hiç bıkmadan
Sor, soruştur, öğren.
Şunu da aklında tut,
Soru her zaman yanıttan önemlidir;
Doğru soruyu sorabilirsen eğer,
Gerçeğe ulaşmak için kat edeceğin yol kısalır.
 “Söz büyüğün, sus küçüğün” diyen birisi çıkarsa karşına,
Gül ve geç.
Onlar tehlikelidir;
Çocuğun değerini bilmezler;
Bilimin de değerini bilmez onlar.
Suskun çocuğu, terbiyeli sanırlar;
Soru soran çocuğu saygısız sanırlar;
Onlar için dünya büyüklerindir.
Oysa, bilmezler ki,
Gelecek çocuklarındır;
Çocukları susturarak
Geleceğimizi yok ederler;
Bunun farkında değillerdir.
Bütün bu söylediklerimi yapabilmen için
Kendine iyi bak torunum.
Sağlık senin en değerli hazinen olsun;
O hazine sende doğuşta vardı.
Onu arttırmak ta, azaltmak ta senin elinde.
Arttırmak istiyorsan torunum,
Tütünden uzak dur;
Yemek için değil, yaşamak için ye;
Pinekleme, aktif ol;
Koru kendini hastalıklardan, kazalardan, stresten.
Lukman Hekimin dediği gibi,
“Ayağını sıcak tut, başını serin;
Gönlünü ferah tut, düşünme derin.”
Sağlık her şey değildir ama,
Sağlık olmadan her şey bir hiçtir.
Olgunlaşmak kolay olmuyor torunum.
Sen şimdi ham bir elmassın;
Pırlantaya dönüşebilmen için uzun bir yol var önünde.
Ham elmas nasıl tıraşlanıp yontuluyorsa,
Sen de yaşamın ince uzun yollarında yürürken,
Çetin dönemeçlerinden  geçerken,
Kâh yükselip, kâh düşerken
Törpüleneceksin.
Karşılaşacağın zorluklar, engeller, başarılar, başarısızlıklar
Sana biçim verecek,
Bazen canın yanacak,
Sıkılacaksın bazen.
Varsın canın yansın, aldırma, yoluna devam et.
Sonunda, olgunlaşacak ve pırlantaya dönüşeceksin.
O zaman anlayacaksın kendi varlığının değerini.
Diyeceksin ki,
Dede, sen öyle miydin?
Hayır, torunum!
Yumruklarımı sıktığım anlar oldu;
Kızdığım, kızdırdığım anlar oldu;
Gün oldu hızlı ve yanlış kararlar verdim;
Gün oldu nereye varacağımı bilmeden yollara düştüm;
Bir de baktım, olmadık yerlere gelmişim;
İstemeden ne zararlar vermişim;
Doğru sandıklarımın yanlış olduğunu geç anladığım oldu;
Duygularımın aklımın önüne geçtiği anlar oldu.
Ama,
Bana dünyayı tanıtacak dedem yoktu;
Senin var torunum.

Deden, Zafer Öztek

Eylül 2018