KARI-KOCA TARTIŞMALARI
Zafer Öztek
Kendinize ya da çevrenize bir bakın. Hiç tartışmayan bir çift gördünüz mü? Cicim ayları çabuk geçiyor. Bocalama dönemi geçirmeden sürekli uyum içinde kalan çift yok denecek kadar az. Evlenmeden bir süre sonra çoğu evde günlük yaşam, aile düzeni, akrabalarla ilişkiler gibi birçok konuda ayrı düşünceler, tartışmalar görülmeye başlıyor.
Bu çok doğal. Çiftlerin tartışmaları, onların artık birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Aksine, tartışmaları, evliliğin düzene girmesi ve daha uzun ömürlü olabilmesi için bir fırsat olarak değerlendirmek gerekir. Beki de tartışmak değil tartışmamak evliliğe zarar verebilir. Yeter ki, tartışmalar usulüne uygun olsun ve rayından çıkmasın.
Çiftlerin nasıl tarışmaları gerektiği konusunda Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu’nun yazdıkları çok anlamlı. Bakın Yörükoğlu Hoca tartışmanın kuralları için neler yazmış:
- Eşler, değişik görüşlere sahip olduklarını baştan bilmelidirler. Önemli olan, ayrılıkları bilip ortak bir görüşte birleşmeyi sağlamaktır. Bu ise, eşlerin birbirlerini anlamayı istemeleri ile sağlanabilir.
- Sorunları görmezden gelip ertelemektense, tartışmak daha iyidir. Uzlaşma, ancak açıkyüreklilikle konuşma ile sağlanır.
- Tartışma için, uygun yer ve zaman seçilmelidir. Eşlerin yorgun ve aç oldukları zamanlar, tartışma için uygun değildir. Eşler özel konularını başbaşa tartışmalıdırlar.
- Tartışmaya suçlayarak başlanmamalı, sorular yönelterek karşı tarafın görüşlerini öğrenmeye çalışmalıdır.
- Tartışma sırasında kişinin kendisini karşısındakinin yerine koyarak (empati) onun gibi düşünmeye çaılşması çok kere daha anlayışlı olmasına yardımcı olur.
- Tartışma, konusundan saptırılmamalı, eski sorunlar ve tatsız günler gündeme getirilmemelidir.
- Tartışmayı kazanmak değil, bir çözüme ulaşmak amaç olmalıdır.
- Tartışma evin dışına taşırılmamalı, akrabalar ya da arkadaşlar hakemlik etmeye zorlanmamalıdır.
Keşke, bu kuralları her çift bilse. Bilmek yetmiyor, uygulayabilse. O zaman, daha huzurlu ve mutlu olunmaz mı?