Asker Sigarası

ASKER SİGARASI

Prof. Dr. Zafer Öztek

                ALAKARGA’nın 20 Temmuz 2023 gün ve 2893 sayısında değerli dostum Zakir Çobanoğlu tarafından kaleme alınan “Cumhuriyet döneminde ilk sistemli tütün ve sigara karşıtı yaklaşımlar” başlıklı yazıda zamanın Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve bazı milletvekillerinin tütünle mücadele konusundaki girişimlerini okudum. Bunlar elbette çok değerli ama cılız girişimlerdi. O dönemdeki asıl etkili girişimler tam tersine gençleri sigaraya alıştırma yönünde oldu. Gençler devlet tarafından sigara içmeye teşvik edildi ve alıştırıldı.

                 İşte o girişimler.

Kristof Kolomb ve sonraki denizciler yeni dünyadan eski dünyadakilerin hiç tanımadığı bir çok şeyi getirip tanıttı.  Söz gelimi, Avrupalılar domates ve patatesi Kolomb sonrasında öğrendiler. Fatih Sultan Mehmet yaşamı boyunca hiç domates yemedi. Onun dönemindeki hiç kimse ne domatesi ne de patatesi bilirdi. Mısır, kabak, fasulye, turp, biber, nohut, kavun, yer fıstığı, kakao gibi günümüzde her gün tükettiğimiz pek çok yiyecek Amerika’nın keşfinden sonra girdi yaşamımıza. Eski dünyadakiler de bunun karşılığında yenidünyanın yerlilerini muz, portakal, şeftali, armut, soğan, zeytin, şeker kamışı ile tanıştırdı.

                Kolomb Amerika’dan frengi hastalığını taşıdı eski dünyaya ve insanlığın başına musallat etti bu belayı.  Eski dünyadakiler ise buna karşılık çiçek hastalığını ikram etti Kızılderililere.

Kolomb’un eski dünyaya musallat ettiği bir bela da tütün oldu.

Kızılderililer tütünü dinsel törenlerde, ayinlerde ve tedavi edici olarak tüttürürlerdi. Avrupa’da da tütün ilk başlarda süs bitkisi ve şifa amaçlı kullanıldı. Veba salgını sırasında, iyi geldiği düşünülerek kullanımı iyice yaygınlaştı. Eczanelerde ilaç niyetine satıldı. Ama zamanla keyif veren özelliği ön plana çıktığı için yaygın olarak kullanılmaya başlandı ve tütün ticareti kârlı hale geldi. Böylece tütün 1600’lü yıllarda, ticareti yapılan bir ürün haline geldi.

Tütün kullananlar başlangıçta elle sarılan sigaralar kullanırdı. Derken bir İsviçrelinin aklına sigarayı bir makine ile sarmak geldi. 1800’lü yılların sonlarına doğru ilk sigara makineleri icat edildi. Sigara sarma ve paketleme makinelerinin icat edilmesi, sigara içme alışkanlığının giderek artan biçimde yayılmasına neden oldu.

Tütün bitkisi ülkemize ilk defa 1600’lü yılların başında İngiliz ve Venedikli tüccarlar tarafından getirildi. Zamanla tütün içilmesine karşı Avrupa’da başlayan hareket, ülkemize de sıçradı, özellikle İstanbul’da yangınlara yol açması nedeniyle sigaraya karşı şiddetli yasaklar kondu. Padişah 4. Murat, kendisi sigara kullandığı halde sigarayı yasakladı.  Ancak 1600’lü yılların ortalarında kullanılması tekrar serbest bırakıldı.

Tütün ticareti önceleri özel kişilerin elindeydi. Tütünden sağlanan gelirin ne kadar yüksek olduğu fark edilince, önce Rumeli’de daha sonra Anadolu’da tütünün üretimi ve pazarlaması devlet tekelinde alındı. Böylece tütünde “İnhisarlar İdaresi” (Tekel İdaresi) kuruldu.

Elbette tütünden kâr elde edilmesi için tütün kullananların sayısının arttırılması gerekiyordu. O nedenle gerek Osmanlı döneminde gerekse genç Cumhuriyet döneminde her türlü çaba gösterildi. Bu çabaları bugünkü bilgilerimizle kınamak isteyebilirsiniz. Ama unutulmalıdır ki, o dönemde tütünün zararları hakkında hemen hiçbir şey bilinmiyordu. Tam aksine tütünün bazı sağlık sorunlarına iyi geldiğine inanılıyordu. Tütünün sağlığa zararlı olduğu kesin olarak 1960^lı yıllarda İngiltere’de yapılan araştırmalarla gösterildi.  Tütünle gerçek anlamda mücadele o yıllardan sonra başladı.

                Türkiye hem tütün bitkisinin üretiminde hem de tütün kullanımında Dünyadaki ilk on ülke içinde yer alıyor. Bu rakamlara bakınca, tekel idaresinin başarılı olduğu anlaşılıyor. Bu başarıda (!) çok önemli bir kilometre taşı askerlerin sigaraya alıştırılması için Türk hükümetlerinin ve silahlı kuvvetlerin sigara bağımlılığını arttırma çabalarıdır.

                Bir zamanlar askere giden her genç, sigaraya alışarak evine dönerdi. Çünkü orduda her ere, sigara içsin ya da içmesin zorunlu olarak bedava sigara dağıtılırdı. Böylece sigarayı hiç tatmadan askere gelenler ister istemez sigara içmeye başlarlardı.

            Aslında askerlere sigara dağıtımı iyi niyetle çıkartılan bir yasaya dayanıyordu.  1934 yılında askerin iyi beslenmesi için bir kanun çıkartıldı. Bu kanunda “tütün içenlere 10 grama kadar tütün verilir” deniliyordu. Bu uygulama 1954 yılında çıkartılan bir yasayla daha ileri götürüldü. Bu kanunda şöyle bir hüküm yer alıyor: “içsin ya da içmesin bütün askerlere günde 10 gram (10 adet sigara) tütün verilir ve başka bir şeyle değiştirilemez.” Yani, askerdeki genç sigara içerse kendisi tüketir verilen sigarayı. Eğer içmiyorsa verilen sigarayı arkadaşlarına ya da ailene gönderebilirdi. O yıllarda “Gelincik”, “Yenice”, “Kulüp”, “Bahar”, “Yeni Harman”, “Sipahi”gibi karton paketlerde satılan yassı sigaralar da çok tüketilirdi. Küçük çocuklar bu paketlerin kapaklarını bir iskambil kâğıdı gibi kullanıp oyunlar oynarlardı. O dönemin çocukları sigara paketleri ile birlikte büyüdüler. 

İşte böyle… Türkiye’de gençler başta olmak üzere halkımız tütüne devlet eliyle alıştırıldı. Ülkemizde tütün salgının başlangıcını 1934 yılında çıkartılan yasaya dayandırmak yanlış olmaz. Bu kanun 1981 yılına kadar yürürlükte kaldı. Bu kanun nedeniyle kaç Türk genci sigaraya alıştı, kaç tütün bağımlısı kanser oldu, kaç tanesi kalp ya da akciğer hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdi bilinmez.

Tütün alışkanlığının yaygınlaştırılmasında siyasi partiler ve diğer kamu kurumları da üzerlerine düşeni yaptı. Siyasi partiler kongrelerinde özel olarak yaptırılmış sigaraları dağıttılar üyelerine. PTT, Polis Teşkilatı, Türk Hava Kurumu, TBMM ve başka kurumlar kendi markalarını taşıyan sigaralar ürettiler.

Günümüzde dünyada 1.1 milyar kişi, Türkiye’de 17 milyon kişi sigara içiyor. Dünyada her yıl 5.4 milyon kişi, Türkiye’de 100.000 kişi sigaraya bağlı bir nedenle yaşamını kaybediyor. Yani, ülkemizde sigara her gün 200 – 250 kişiyi yaşamdan ayırıyor.

Bu başarıda (!) silahlı kuvvetlerin ve asker sigarasının payı çok büyük.

    

https://www.egemuzayede.com/urun/5083476/1

      

 

https://www.kitantik.com/product/INHISARLAR-IDARESI-SUBAY-SIGARASI-HIC-ACILMAMIS_0z8kgltk6t7gc3t1ei5

Kaynak: https://tr.pinterest.com/pin/797840890235341219/

 

Kaynaklar

  1. https://www.kitantik.com/product/INHISARLAR-IDARESI-SUBAY-SIGARASI-HIC-ACILMAMIS_0z8kgltk6t7gc3t1ei5
  2. https://www.egemuzayede.com/urun/5083476/1
  3. Öymen A. Bir Dönem Bir Çocuk, s. 214